Uyku Apnesi

http://www.horlamaveuykuapnesi.com/Uyku apnesi, uyku sırasındaki solunum duraklamalarından kaynaklanan ve uyku düzeninin bozulmasına sebep olan önemli bir hastalıktır. Uyku apnesi uykuda hava akımının en az 10 saniye süreyle normal değerinin % 20’sine ve daha altına düşmesi ile tanımlanabilir. Uykudaki solunum duraklamaları sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır ve karbondioksit miktarı artar.

Uyku apnesi, merkezi sinir sistemindeki bir problem nedeniyle (Merkezi Uyku Apnesi) veya solunum yollarındaki bir tıkanıklık nedeniyle (Tıkayıcı Uyku Apnesi) oluşabilir. Bazen de bu her iki durum birlikte olmaktadır (Bileşik Uyku Apnesi). Bu hastalığın değerlendirilmesinde sadece solunumun durması (apne) değil aynı zamanda solunumun azalması (hipopne) da hesaba katılmaktadır.

Yüksek tansiyon, gürültülü horlama, yorgunluk, aşırı sinirlilik, depresyon, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, sabah baş ağrısı, kontrol edilemeyen şişmanlama, uykuda terleme, sık idrara çıkma, mide yanması gibi sorunlar uyku apnesinin sonuçları olarak ortaya çıkabilir. Hastalarda, hastalığın seviyesine göre bu sorunların biri, birden fazlası ya da hepsi birden görülebilir.

Çağımızın önemli rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilen uyku apnesi, önlem alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanabilmektedir. Hastalığın bu denli ciddi sonuçları olduğu toplum içinde çok fazla bilinmemektedir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin büyük bir çoğunluğu hastalığı farketmedikleri ya da önemsemedikleri için genellikle hekime gitmemektedirler.

Solunum durmaları (apne) veya azalmaları (hipopne) gece içinde yüzlerce defa takrarlayabilmekte ve bunların ancak çok az bir kısmı hastanın yakınları tarafından farkedilmektedir. Bu nedenlerle ve doğuracağı sonuçlar bakımından uyku apnesi uzmanlarca sinsi ilerleyen bir hastalık olarak nitelendirilmektedir.

Uyku apnesi acil tedavi gerektiren hayati bir hastalıktır. Zamanında tedavi edilemezse kalp krizi, felç, iktidarsızlık (impotans), düzensiz kalp atışları gibi sorunlara yol açar. Ayrıca kazalara, iş verimsizliğine ve sosyal problemlere neden olabilen gün içi aşırı uyku haline sebep olur. Gündüz uyku halinin trafik kazalarına da yol açtığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
Tıbben ciddî kabul edilen uyku apnesinin toplum içindeki yaygınlığı yüksektir. Uyku apnesi her ne kadar erişkinlerde, erkeklerde, horlayanlarda, menopoza girmiş bayanlarda, yaşlılarda, ve kilolularda daha sık görülmekte ise de bu hastalık çocuklarda, genç bayanlarda ve zayıf insanlarda da tespit edilmektedir. Kısaca, uyku apnesi her yaşta görülebilen bir hastalıktır.

Kadınların en az % 2‘sinde ve erkeklerin % 4‘ünde görülmektedir. Bu rakamlar hastalığın en az astım ve şeker hastalığı kadar yaygın olduğunu göstermektedir.

Çocuklarda uyku apnesi büyük bademciğe ve geniz etine bağlı olarak gözlenebilir. Ayrıca, alkol ve sigara bağımlılarında, yanlış uyku pozisyonunda uyuyanlarda, aşırı kilolularda, alt çenesi gelişim geriliği gösterenlerde, boyun yüksekliği kısa olanlarda, alerji, anti-histaminik, kas gevşetici veya sakinleştirici gibi ilaç kullananlarda da uyku apnesi görülme riski yüksektir.

Uyku apnesi hayati sağlık sorunlarına neden olabilen ciddi bir hastalık olsa da uyku apnesinin belirtilerini hastanın kendisinin farkedebilmesi oldukça zordur. Hasta genellikle uykudaki normal olmayan durumlardan, eşi veya yakınlarının farketmesiyle haberdar olur. Aşağıda hastalığın en önemli belirtileri verilmiştir:

Düzensiz solunum: Uyku apnesinin en önemli belirtisi gece uykusu süresince ani solunum duraklamaları, çok gürültülü horlamalar ve iç çekmelerdir. Bu solunum düzensizlikleri, çoğu kişide görülen yumuşak ve hafif horlamalardan farklıdır. Horlayan insanların çoğunda bu tip horlamalar daha çok sırtüstü uyuma sırasında gerçekleşir. Uyku apnesinin sonucu olarak ortaya çıkan horlamalar ise her türlü pozisyonda gerçekleşebilir. Uyku apnesi olan hasta, el kol hareketleri ile rahatsız bir şekilde uyumaya çalışır.

Uykuda nefesin durması: Düzensiz solunum bir çok insanda duruma bağlı olarak uykuya dalma, uyanma veya rüya görme sırasında görülebilir. Diğer bir taraftan uyku apneli hastalarda sık sık tekrarlanan uzun süreli solunum durmaları olmaktadır. Bu solunum duraklamaları uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biridir. Apneli hastalarda 10 saniyeden başlayan solunum duraklamaları bir dakikadan fazla sürelere kadar devam edebilir. Uykuları boyunca saatte 10’dan fazla tekrarlayan, 10 saniyeden bir dakikaya varan nefes durmaları ile boğulurcasına mücadele eden kişilerde uyku ve oksijen yetersizliği oluşmaktadır. Bunların sonucu olarak hastalarda büyük sorunlara rastlanmaktadır.

Gündüz aşırı uyku hali: Gece uyku kalitesinin bozulması nedeniyle gün boyunca kendini yorgun hisseden hastaların kitap okurken ya da televizyon seyrederken uyuklamaları olabilir. Bu, özellikle araç kullanan hastalar için önemlidir. Uyku apnesi olan hastaların trafik kazası yapma riski normalden 8 kat fazladır. Bu da hastalarda inanılmaz derece yorgunluğa dolayısıyla konsantre olamamaya neden olur.

Uyku apnesinin üç temel türü vardır:
Tıkayıcı tarzda olan, merkezi yani beyindeki solunum merkezine bağlı olan ve bu ikisinin karışımı. Araştırmalara göre yaklaşık hastaların % 84’ünde tıkayıcı uyku apnesi, % 1’inde merkezi uyku apnesi ve % 15’inde bileşik uyku apnesi görülmektedir.

Tıkayıcı Uyku Apnesi (Obstructive Sleep Apnoea – OSA): Tıkayıcı Uyku Apnesi (OSA), boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesi sonucunda oluşur. Bu kaslar yumuşak damağa, küçük dile, yutağa ve dile aittir. Bu kaslar gevşediğinde nefes alma sırasında hava yolu daralır ve bir süre için solunum durur. Bunun sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır, beyin bu azalmayı algılar ve uyku derinliğini azaltarak ya da kişiyi uyandırarak hava yolunun tekrar açılmasını sağlamaya çalışır. Uyku derinliğinin azalmasını takiben bazı kişilerde bir iki kısa nefes alma ile, bazı kişilerde ise şiddetli horlama ve yutkunma sesleri ile solunum tekrar başlatılır. Bu derecede uyku apnesi olduğunda derin uykuya geçmek hiç mümkün olmaz, kişi bütün uykusunu solunum çabası içinde geçirir ve gündüz uyuma ihtiyacı duyar. Uyku apnesi olan kişiler genellikle uykularının bölündüğünün farkında değildir ve iyi uyuduklarını zannederler.

Merkezi Uyku Apnesi (Central Sleep Apnoea – CSA): Merkezi Uyku Apnesi (CSA), çok daha nadir görülür ve beyinin solunumu kontrol eden kaslara doğru sinyaller göndermemesi sonucunda ortaya çıkar. Kanda karbondioksitin artması ve oksijenin azalması sonucunda kişi uyanır. Merkezi uyku apnesi olan hastalar uyanma dönemlerini tıkayıcı uyku apnesi olan kişilere göre daha fazla hatırlarlar.

Bileşik Uyku Apnesi (Mixed Sleep Apnoea – MSA): Bileşik Uyku Apnesi (MSA) olan hastalarda apne, önce tıkayıcı uyku apnesi belirtileri göstermektedir. Hasta saatte yaklaşık 20 ile 30 arası tıkanma yaşar. Tıkayıcı tipteki apnenin tedavisinden sonra hastalık merkezi uyku apnesi belirtilerini daha belirgin olarak gösterir. Bu apne çeşidi uzun yıllardır gözlenmekte ise de son yıllarda uzmanlar tarafında ayrı bir tür olarak kategorize edilmiştir.

Uyku apne rahatsızlığında en büyük risk faktörü aşırı kilolu olmaktır. Fazla kilolarımız üst solunum yollarını daraltarak hava geçişini zorlar bu da uykuda apne ye neden olurlar.
Yaş başka bir belirleyici risk faktörüdür. Yaşla birlikte kas kitlesinde azalma olur. Azalan kas kitlesinin yerini yağ alır. Bu yağ hava yolunu daraltır.
Cinsiyet de uyku apne hastalığında belirleyici bir faktördür. Kadınlık hormonları apneden korur. Erkekler kadınlara göre daha fazla risk altındadır.
Anatomik bozukluklar; örneğin, alt çenenin geride olması uyku da apne riskini artırır.
Aşırı büyük bademcik ve geniz eti özellikle çocuklarda apnenin ana nedenidir.
Uyku apne hastalığı genetik geçiş göstermez Ancak ailede başkalarında apne hastalığı varsa bu da riski artırır.
Alkol veya sakinleştirici ilaç kullananlarda risk altındadır.
Sigara üst hava yollarını şişirir ve daraltır. Daralmış üst hava yolları apne sebebidir.
Tiroid bezlerinin az çalışması, ses telleri felci, Down sendromu, Marfan sendromu, Akromegali gibi bazı hastalıklarda özel risk altındadır.
Burun tıkanıklığı olanlarda uyku apne rahatsızlığı açısından risk altındadır.
Son çalışmalarda göstermiştir ki kalp krizi geçiren hastalarda uyku apne rahatsızlığı açısından risk altındadır.

Uyku apnesinin etkileri şu şekilde sıralanabilir:
Yüksek tansiyon: Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız bir risk faktörüdür.
Gürültülü horlama: Üst solunum yolunun genellikle dil arkasındaki alanda daralması sonucu, daralma ile orantılı olarak horlama artar. Her horlayan kişide uyku apnesi yoktur fakat horlama düzensiz, zaman zaman da solunum güçlüğü ile birlikte olmaktaysa kişide apne olma ihtimali vardır ve uzman görüşü mutlaka alınmalıdır.
Kalp büyümesi ve kalp atımında düzensizlikler: Özellikle ileri yaşlarda kalp ritmindeki düzensizlikler ani kalp durmalarına da yol açarak, uykuda ani ölümlere sebep olmaktadır.
Sık idrara çıkma
Uykuda aşırı terleme
Uykusuzluk ve huzursuz uyku
Sabahları yorgun kalkma, gün içinde yorgunluk hali ve uyuklama: Hastalarda yorgunluk bütün gün devam etmekte, hastaların çoğu fırsat buldukça uyumakta ya da uyuklamaktadır. İleri seviyede uyku apnesi olan hastaların trafikte kırmızı ışıkta kısa süreli uyukladıkları rapor edilmiştir.
Aşırı ve hızlı kilo alma: Uyku apnesine bağlı olarak geceboyu tam dinlenemeyen kişilerin gün içinde metabolizmaları oldukça yavaşlar. Bu da hastaların daha az enerji harcamalarına ve kilo almalarına sebep olur. Uyku apnesi olan hastalar kilo vermekte çok zorlanırlar.
Konsantrasyon güçlüğü: Gündüz uykulu olma durumunun ve konsantrasyon eksikliğinin trafik ve iş kazalarına da yol açtığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
Depresyon ve davranış bozuklukları
Cinsel isteksizlik, yetersizlik
Sabah baş ağrısı ve ağız kuruluğu
Mide yanması
Çocuklarda hiperaktivite
İnsülin direnci: Uyku apnesi olan hastalar diyabet geliştirmeye daha yatkındırlar.
Felç ve kalp krizi: Felç ve kalp krizi oranları bu hastalarda daha yüksektir. Uzun dönemde bu hastalık, kalp krizi, beyin ve damar tıkanıkları sonucu felç gibi ciddi problemlere yol açmaktadır.
Pulmoner hipertansiyon: Bu hastalarda akciğer damarlarında da yüksek basınç olabilir.

uykutesti

Sabahları kalkamıyormusunuz?
Yorgunmusunuz?
Horluyormusunuz?
Uykunun kalite, süre ve zamanlama açısından bozulması sonucu yeterli ve sağlıklı uyunamaması ciddi sağlık problemlerine yol açmaktadır. Sık sık bölünen ve dinlenmeden tamamlanan uyku yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, stres ve iş gücü kaybına neden olur. Ayrıca kaza ve hata yapma ihtimallerini de çok artırıyor.

Uyku Apnesi en yaygın görülen uyku problerinden biridir. Uyku Apnesi, uykunun kalitesi ve verimininde bozulmanın yanı sıra çok ciddi sağlık problemlerine de yol açmaktadır.
Eğer aşağıda verilen şikayetleriniz varsa Uyku Apnesi yönünden incelemelerinizin yapılması yerinde olacaktır :
Gündüz uykulu hissediyor, boş kaldıkça uykunuz geliyor
Geceleri şiddetli horladığınız söyleniyor
Horlamanızın soluk durmaları ile kesildiği söyleniyor
Geceleri bir kaç kez tuvalete gitmek için uyanıyor
Geceleri göğüs, baş veya boynunuzda terleme oluyor
Gün içerisinde kendinizi aşırı yorgun ve halsiz hissediyor
Unutkanlığınız varsa
Çabuk ve kolayca sinirleniyorsanız
Yüksek tansiyonunuz varsa
Devamlı ve kontrol edilemeyen şekilde kilo alıyorsanız

Uyku apnesinin etkileri şu şekilde sıralanabilir:
Yüksek tansiyon: Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız bir risk faktörüdür.
Gürültülü horlama: Üst solunum yolunun genellikle dil arkasındaki alanda daralması sonucu, daralma ile orantılı olarak horlama artar. Her horlayan kişide uyku apnesi yoktur fakat horlama düzensiz, zaman zaman da solunum güçlüğü ile birlikte olmaktaysa kişide apne olma ihtimali vardır ve uzman görüşü mutlaka alınmalıdır.
Kalp büyümesi ve kalp atımında düzensizlikler: Özellikle ileri yaşlarda kalp ritmindeki düzensizlikler ani kalp durmalarına da yol açarak, uykuda ani ölümlere sebep olmaktadır.
Sık idrara çıkma
Uykuda aşırı terleme
Uykusuzluk ve huzursuz uyku
Sabahları yorgun kalkma, gün içinde yorgunluk hali ve uyuklama: Hastalarda yorgunluk bütün gün devam etmekte, hastaların çoğu fırsat buldukça uyumakta ya da uyuklamaktadır. İleri seviyede uyku apnesi olan hastaların trafikte kırmızı ışıkta kısa süreli uyukladıkları rapor edilmiştir.
Aşırı ve hızlı kilo alma: Uyku apnesine bağlı olarak geceboyu tam dinlenemeyen kişilerin gün içinde metabolizmaları oldukça yavaşlar. Bu da hastaların daha az enerji harcamalarına ve kilo almalarına sebep olur. Uyku apnesi olan hastalar kilo vermekte çok zorlanırlar.
Konsantrasyon güçlüğü: Gündüz uykulu olma durumunun ve konsantrasyon eksikliğinin trafik ve iş kazalarına da yol açtığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
Depresyon ve davranış bozuklukları
Cinsel isteksizlik, yetersizlik
Sabah baş ağrısı ve ağız kuruluğu
Mide yanması
Çocuklarda hiperaktivite
İnsülin direnci: Uyku apnesi olan hastalar diyabet geliştirmeye daha yatkındırlar.
Felç ve kalp krizi: Felç ve kalp krizi oranları bu hastalarda daha yüksektir. Uzun dönemde bu hastalık, kalp krizi, beyin ve damar tıkanıkları sonucu felç gibi ciddi problemlere yol açmaktadır.
Pulmoner hipertansiyon: Bu hastalarda akciğer damarlarında da yüksek basınç olabilir.